İvan İlyiç’in Ölümü – Kitap Yorumu

İvan ilyiç'in ölümü kitap kapağı can yayınları

Bugün ilk kitap yorumum olan İvan İlyiç’in Ölümü kitap incelemesi ile karşınızdayım. Her ne kadar kitap incelemesi yapmak için kendimi yeterli göremesem de kitap okuduktan sonra gelen biriyle konuşma ya da yazma isteğimi bastıramamam sonucu kendimi burada buldum. 

Şimdi biraz kitaptan söz edecek olursak, 1886 yılında Tolstoy tarafından yayımlanan İvan İlyiç’in Ölümü sade anlatımıyla Rus Edebiyatında eşsiz bir yere sahiptir. Kitap incecik, akıcı, dili anlaşılır hafif de depresif bir yapıt. Hafif diyorum çünkü kitabı kasvetli, depresif bulup okurken ağladığını söyleyen birçok kişi olmasına rağmen ben o kadar da boğucu olduğunu düşünmedim.

Tolstoy

İvan İlyiç’in Ölümü Kitap Konusu Nedir?

Kitabın konusu ise sıradan bir devlet memuru olan İvan İlyiç’in sıradan ölümü olarak özetlenebilir. Son zamanlarında yaşadıkları, ailesiyle toplumla ve kendisiyle yüzleşmesi sade bir dille anlatılmış.

Ölümünden önce iyileşeceğine olan inancı ve ölümünü kabullenmek arasında sürekli gidip geliyor olması çok insancıl ve gerçekçiydi. Tolstoy bu konuyu o kadar güzel işlemiş ki birçok anda bu kitabın hayal ürünü olduğunu unutup gerçek bir hayat hikayesini okuyor gibi hissettiğimi söyleyebilirim. Son zamanlarında yaşadıklarını gözden geçirmesi, pişmanlıkları, her şeyin gelip geçici olduğunun farkına varması, hırsla makam mevki peşinde koşarak hayatını hiç ettiğini anlaması vs. düşünceleri bana hafiften hayatı sorgulattı. 

Kitapla ilgili beni en çok etkileyen şey İvan İlyiç’in karısı Praskovya Fyodorovna’nın İvan İlyiç’in son zamanlarında yanında olmaması üstüne üstlük kızıyla birlikte davetten davete gezerek eşinin bu durumunu hiç umursamaması ve İvan İlyiç’in de bunun farkında olup kaderine küsmesi oldu diyebilirim. İvan İlyiç’in durumuna empati yapacak olursam, son zamanlarımda sadece sevdiğim kişiyi yanımda isterdim diye düşünüyorum. Ancak İvan İlyiç’in öylesine yapay ve sevgisiz bir evliliği vardı ki ölüm döşeğindeyken bile eşi yerine hizmetlisi Gerasim ile vakit geçirdi ve sadece ona tahammül edebildi.

Dönemin Rusya’sı ve Türkiye

Kitapla alakalı beni bir başka etkileyen konu ise o dönemlerin Rusya’sının günümüz Türkiye’sine çok benzemesi. Bkz. koltuğuna sıkı sıkıya sarılıp emekli olana kadar bırakmayan, görevinde belirli bir seviyeye geldikten sonra eşini dostunu da bazı mevkilere yerleştirmeyi kendine görev edinen memurlar. 

Kitapla ilgili olarak son diyeceğim şu “Okuyun, Okutturun”. 

Buraya kadar okuduysanız teşekkür eder kitaplı günler dilerim 🙂 

Kategori:KİTAPLAR
Etiket:
ÖNCEKİ POST
Şeker Henry – Yeni Wes Anderson Filmi
SONRAKİ POST
Communıty Dizi İncelemesi

0 Yorum

15 49.0138 8.38624 1 1 4000 1 https://www.muhendisoneriyor.com 300 0